22 Mayıs 2012

Haftasonundan birikenler

Uzun sessizliğimi haftasonu "coşmama" sebep olan konuyla bozuyorum bu sabah...
Neden bir insan evladı, kız çocuğunun yaşıtları gibi koşup oynamasından, zıp zıp zıplamasından zevk almak yerine, küçücük ayaklarına giydirdiği topuklu ayakkabıyla gezdirmekten zevk alır ki?
Hadi salak firmaların bazıları küçücük ayak için topuklu ayakkabı üretiyor, bunu alan zihniyete ne denir ki?
Zaten ilerleyen yaşlarda o topuklar üzerinde olmadık cambazlıklar yapması gerekmeyecek mi o kız çocuğunun. Zaten boyu uzun, bacakları düzgün olsun diye insan anatomisine aykırı bir vaziyette  ayak topuğuna basmak yerine parmak uçlarında yükselerek bir topuğa binmeyecek mi? Nedir aceleniz?
Kız çocuğum yok, büyük de konuşmak istemem. Ama aklım/mantığım bana hiçbir koşulda bu zavallı çocuğa topuklu ayakkabı giydirmeyi açıklayamıyor.
Haftasonu Trump tower'da mickey gösterisi öncesi çocuk alanında onlarca çocuk koşturuyordu. Bunlardan biri de koşmaya çalışan topuklu ayakkabılı bir kız çocuğu. Ha düştü ha düşecek, ay ayağına başka çocuk basacak, bileği burkulacak, incecik zaten diye kızı takip etmekten Demir'i izleyemedim resmen. Ben o "hayret eden" insan pozisyonundayken annesi acaba "aslan kızım bak yaşıtlarından uzun oldun. Böyle topuklar üzerinde sekmeyi becerirsen seni 18 yaşında miss word yaparım" diye mi geçiriyordu acaba?

Bu arada yine aynı gün beni yine "hayrete düşüren" bir olayı daha anlatmadan geçmem blog!
Demir'in haftasonu "karakter değişimi" yaşaması, hayatında hiç olmadığı kadar asabi, tutturucu, çığlıkçı, inatçı olması bizi zaten stres altında tutuyordu. Su almak üzere gittik yöneldik büfeci abiye... O sırada bir anneanne ya da babanne insan da 3 torununa dondurma alıyordu ve Demir gördü! İkna gücümüz "yok"tu! Demir çığlık çığlığaydı. Ve kadın torunlarına dondurmayı uzatırken Demir'in tam elinin hizasına gelecek şekilde tuttu. Demir de üzerine alınıp dondurmayı alma hamlesinde bulundu ki kadın var gücüyle dondurmayı çekip, nefretle Demir'e baktı. Kadın aslanın ağzından kanlı eti kapma edasıyla "yavru ceylanına" uzattı. Ben de enteresan ruh halimin verdiği cesaretle kadına birkaç "güzel" cümle kurdum. Neyse ki duymadı(?) ve gitti... Benim anlamadığım şu, bu kadın insanı eminin gittiği günlerde "çocuk/torun sevgisi" konusunda mangalda kül bırakmıyor, sevgi dolu bir insan olduğunu gururla açıklıyordur. Bu gibi durumlarda şu "click" filmi gibi olsun istiyorum, geriye alalım, pozisyonu tekrar izleyelim, gözlerindeki nefreti görelim ve kaldığımız ana geri dönelim...


2 yorum:

OiP dedi ki...

ver çocuğun eline halbuse değil mi?... anlamak imkansız insanları. koca kadın üstelik. üzemesinler Demir'imi :( cıks cıks

mynameismelis dedi ki...

:))) valla ya, kadını görsen çok güzel çizerdin oipim :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
 
Copyright 2009 mynameismelis