29 Ocak 2014

Değerlerim

Değerlerim
Yaşam amacı
Farkındalık
Keyif
Yol
Yanımdakiler...


Hindistana mı gitmeliyim? Uzun uzun oturup düşünmek istiyorum. Bir türlü o uzun zamanı yaratamıyorum...

Geçen yıl sıkça uyguladığım şarap-çikolata ikilisi idealdi düşünme zamanı için. Son zamanlarda fırsat yaratamaz oldum nedense.
İç sesi dinleme, sorabilmek, düşünmek...

20 Ocak 2014

14 Ocak 2014

yay vs akrep vs oğlak

Şimdi bu durum nasıl açıklanır ki?
Hayatımın 36 yılını "yay" olarak geçirdim ben. Bazıları yay'ın yüz karası olduğumu söylese de pek hoşnuttum burcumdan...
Ama nolduysa oldu ve 1 Ocak 2014 sabahı, yani "benim yılım"ın başladığı sabah ilk şoku yaşadım...
Yıldız falıma bakan Zeynep acı gerçeği vurdu yüzüme:
* E sen yay değilsin ki?! Bildiğin akrepsin... Ve yükselenin de oğlak gibi sanki...
Dur, bi iyice bakayım... Evet evet oğlak yükselenin senin...

Ben bildiğin dumur:
* Nasıl yani? Olur mu ayol? Yayım ben; üstelik yükselenim de yay... Gezmeyi severim, özgürlüğüme çook düşkünüm...

* E pek rahat, geniş görmedim ben seni; çocuğun peşinde koşuyorsun 2 gündür.. Onu yedin, bunu giydin, şimdi yattın, vs..

* Aaa yok canım, evde çok geniş bir insanımdır ben... İşte biraz stres sahibiyim, herşey tam olsun isterim. Uğraşırım çok...

* Dur bakalım detaylıca...

Ve evet baktı detaylıca.. Yay çıkmadım. 31 yıl yay gibi yaşamışım; özel günlerim, yaşayış biçimim; etkilendiğim gezegenler... Ama sonra dönmüş bu gezegenler galiba ve ben yükselenim yani oğlak gibi yaşamışım..

Ve işte gerçekler... Yazıyorum ki unutmayayım; yıl sonunda kontrol edebileyim :)
  • Kariyer hırsım varmış benim... "Aa" dedim "yok canııım..."
  • Çalışmak defaultmuş bende, zevk almak, uğraşmak... Başarı da peşinden geliyormuş...
  • Taşınma ihtimalim varmış. (Buna pek sevindim işte)
  • Aslında çok kuvvetli 6. hissim varken bunu hiç farketmezmişim; dikkate almazmışım...
  • "Küllerinden doğmak" senin sözün dedi. Benim çok kullandığım bir sözdür gerçekten; şaşırttı beni.
  • İnsanların seni "güçlü" görmesi önemli. Öyle de görüyorlar zaten; nolursa olsun küllerinden doğacağını göstermişsin yıllarca dedi...
  • Kendimi yoruyormuşum herşeyi yüklenerek; ben şikayetçi değilmişim ama yorucu bir durummuş bu insanlara göre..
  • Uzuun yıllar çalışmaya devam edecekmişim; 2023'tü galiba yılı. sonra çalışmayı bırakıp keyif moduna geçecekmişim. Emek emek biriktirdiklerimi ortaya çıkaracak; keyfini sürecekmişim...
  • Yabancılarla çalışmaya bir süre daha devam edecekmişim...
  • Demir'le çok güzel br ilişkim olacakmış hep. Hem samimi hem yakın...
  • Demir'in finans, borsa gibi işlere ilgisi olacakmış.
  • Ve mutlu bir insan olacakmış, en önemlisi...
  • Güçlü karakterlerin klasik problemi olan ikili ilişkilerde zorlanıyormuşum. Benden daha güçlüsü iyi gelirmiş bana... Hadi bakalım :)
Daha birsürü şey söyledi ama hatırlayamıyorum :( hafızam çökmüş 14 günde galiba...

3 Ocak 2014

Olmuş...

Şarkıyı geç keşfetmem sebebiyle yeni yılı ilk postu oldu...
Adam yapmış valla..
Tebrikler...

31 Aralık 2013

Ver gazı...

Kimle konuşsam 2013'ün bitmesini istiyor.. Yıl sonun geldiğimizden midir, bir umutla 2014'e sarıldığımızdan mıdır nedir bilmem; 2013 çok da mutlu etmedi insanoğlunu anlaşılan...

Benim de sorunum vardı 2013'le malum... Canımı çok sıktı hatta çok acıttı beni bu yıl olan biten. Dalgalanmalardan yorgun düştüm, yıprandım, yıprattım...
Ama bana çok ders verdi 2013; belki de hayat boyu öğrenmediğim kadar çok şeyi bu yıl öğrendim; uyguladım.. Kendimi hiç dinlemediğim kadar dinedim; fark etmediğim birçok şeyi fark ettim... Yılın başında kendime ne kadar küssem; yılın sonunda kendimle o kadar barıştım...

Demir'e çok iyi bir anne oldum bu yıl. Onunla olduğum her anın dibine kadar keyfine vardım, özellikle son 6 ayında 2013'ün. Onunla yaşamanın mutluluğunu anladım. Bundan sonrası için planlar yaptım, hayaller kurdum, keyfini çıkardım...

İyi bir evlat olamadım, çok üzdüm onları. Anlamadım onları, anlayamadılar beni... 2014'te umarım...

Güzel işler yaptık, güzel sözler duydum, takdir edildim, mutlu oldum...

Çok gezdim, gitmek istediğim birsürü yere gittim... Yeni insanlarla tanıştım, çok eğlendim, çok güldüm...

Ve İnci geldi bu yıl...

Ve 2014...
Şimdi sana çok iş düşüyor. Benim yılım ol sen en iyisi. 2014 ve sonrası benim yıllarım olsun hatta...

Planlarımı uygulama gücü ve şansı ver bana en başta...
Oğlumla doya doya yaşayım yine her anı. Keyif alalım herşeyden...
Ona mutluluğu öğreteyim en çok. Mutlu olduğu şekilde yaşayabilmeyi...
İşimde kendime "aferim" diyebileyim bu yıl da....
Doğru adımlar atayım her yönde...
İyi bir anne olabileyim... İyi bir evlat da...
Spor yapabileyim - düzenli olarak!
Heyecanı bitmesin hayatımızın, eğlencesi, kahkası, dansı, rakısı, şarabı...
Değer verdiklerim yanımda olsun; ben de onların yanında...
Geçen yıl Barcelona, Paris istemiştim; başardım... Bu yıl Lizbon, Yunan adaları, Venedik hedefim... Daha fazlasına da hayır demeyeceğim...
Salon eşyalarını değiştirdim yılın son günü... 2014'te tüm evi değiştirebileyim..
Ve kendi evimize taşınabilelim en önemli dileklerimden biri...
Çok para kazanıp o parayı çok güzel harcayabilelim...
Sağlık bir numarada; her zamanki gibi...
Ve son dileğim de memleket için gelsin; yaşanabilir bir ülke olmaya başlasın... Kaçma isteği gelmesin aklıma her haber izlediğimde artık...

Aldın mı gazı 2014, hadi bakalım, göreyim seni...


30 Aralık 2013

2014'te durum


2013'te fena patladım ama 2014'ün benim yılım olacağını biliyorum; hatta başladı bile...


Ocak ve Şubat aylarında maddi birikimlerinizi gözden geçirmeniz, borçlarınızı geri almanız mümkün. Kendi sahip olduklarınıza odaklanın. Yılın ilk yedi ayında sosyal kulüpler, dernekler, çalışma grupları içinde eforunuzu sarfediyor olacaksınız. 17 Temmuz sonrası bir yıl boyunca uzaklardan, yabancılardan ve yüksek öğrenimle ilgili büyük gelişim fırsatları yakalıyorsunuz. Kişisel gelişiminizi artırabildiğiniz, hayata olan inancınızın arttığı bu dönemde, ‘boyunuzdan büyük’ işlere kalkışın. Başarı mutlaka gelecektir. Sene sonunda Satürn’ün burcunuzda geçmesi, iki buçuk sene sürecek yeniden yapılanma sürecini başlatacak.



25 Aralık 2013

Kazınmak

Bu sabah beni biri yataktan kazısın istedim!
Sürünerek kalktım, sürünerek hazırlandım...
İşe kadar gelebildim ya; bugünü atlatırım herhalde...

18 Aralık 2013

İnci

Çok değişik bir yıldı.
Bol kararlı,
Çok düşünmeli
Çok çalışmalı...
Aksilikli..
Garip bir yıl...

Hoşuma giden kısımları da olmadı değil;
Yeni duygular,
Bol seyahatler,
Elbette Demir...
Yine de doğrusunu söylemek gerekirse bitmesine pek üzülemeyeceğim...
2013'ün bize getirdiği en güzel hediye ise İnci...

27 Kasım 2013

nefret



Bu post mesaj kaygılı.
Zira telefonuma gelen SMS beni, heyecanımı, mutluluğumu, herşeyimi geriyor.
Bir insanın tanımadığı bir insana, SMS atmasını, kendinde hak görmesini enteresan buluyorum artık. Nasıl bir ruh hali? Nasıl bir yaklaşım? Nasıl bir insanlık? Nasıl bir nefret ve neden?

Ellerimden soğuk terler aksa da şu anda, kızmıyorum galiba artık sadece geriliyorum.

Keşke dışarıdan bakabilse, uzaklaşıp olanları analiz edebilse, keşke keşke sadece dursa ve öylece baksa... Birgün anlayacak biliyorum, keşke kendine yazık etmeden anlasa...


Unutmadan bir de küçük not: Bu mesaj kaygılı postun sahibi "karışamazsın" diye düşünüyor ya, şu cevabı da peşinen vermek lazım; gelen mesaj benim karıştığımı değil, bana karışıldığını gösteriyor... Ve bundan çok rahatsızım!





26 Kasım 2013

Teyze

Bugün teyze olacağım.

Poison



Runnin' deep inside my veins

Burnin' deep inside my brain
Poison
And I don't want to break these chains
Poison

19 Kasım 2013

Küçük tabut


Küçük bir tabuttan daha çok acı veren ne olabilir ki hayatta?
Tam da babalık duygusu diye bir duygunun olmadığını düşündüğüm şu günlerde; 13 yaşındaki küçüçük kızının canazesinde, buz gibi, açık havada, caminin avlusunda çıt çıkmazken o kalabalıkta, sadece babanın hıçkırıkları yankılandı.
Bakışındaki, duruşundaki acı, yıkım, tükeniş...
Herkesi aynı kefeye koymamalıyım evet, varsayımda bulunmamalıyım bir olaydan bir kişiden yola çıkıp.
Hayatta en büyük acıyı yaşayan o baba... Kimbilir ne hissediyordu ya da hissedebiliyor muydu ki?

Dün bütün gece öptüm Demiri, yanımda uyuttum, gece uyandım yine öptüm. Ağladım, uyudum, uyandım yine öptüm...

İsyanım yok, yazacak cümle de yok zaten. Allah herkesin yavrusunu annesine-babasına bağışlasın... Dokunmaya kıyamadığımız evlatlarımızın hep sağlığını göstersin...

10 Ekim 2013

Unutulası post

Aslında umutsuz, neşesiz, enerjisiz postlar yazmak istemiyorum ve yazmıyorum da genellikle. Ama herzaman da aynı modda tutamıyor insan kendini işte...

Beklenti=hayal kırıklığı

Bile bile hala beklenti içinde olmam en çok kendimi şaşırtıyor.
İstediklerim olmuyor. Önüme -aklımdan dahi geçirmeyeceğim- tekliflerle çıkılıyor. Paylaş maylaş deniyor ya, ben paylaşmaya bile çekinirken, bana teklif ediliyor...

Bu sabah hiç beklemediğim şekilde, yanıma gelip gözümün içine bakınca değer verdiklerimden biri, gözlerim doldu. Anlatamadım yine olanı. Paylaşılası değil. Bana göre teklif etmenin ayıp olduğu cümleler kategorisinde. Ayıp kavramından nefret ettiğim halde... Tek bir kişiye söyledim olanı, dün gece. Herşeyi anlatıyorum ya ona, filtresiz... Ona bile yazdım; anlatmak zor...
 
Çok karmaşık yazıyorum yine. Aslında hissettiklerim artık bu kadar karmaşık değil. Beni karmaşıklaştıran beklemediğim yerlerden aldığım darbeler... Tam güvenecekken ya da güvenmişken; güvenmemem gerektiğini hatırlatan olaylar, kişiler...

Aslında düşününce bir yandan; son aşamadayım artık, biliyorum. Çözülmesi gerekn son birkaç konu kaldı. Onlar da bitince tam anlamıyla rahat olacağım. Ama çözülene kadar yine uykusuz geceler beni bekliyor...

Bu yazıyı okuduğumda tekrar bi şekilde, hatırlamayayım istiyorum sebebini. Unutulası olsun bu post.
Huzurlu günler çabuk gelin... 

4 Ekim 2013

Öz

Düşünüyorum ya çokça. Üstüme vazife olanları, olmayanları. Keyif aldıklarmı, almadıklarımı... İki gündür aklımda gezen bir cümle var hatta cümleden çok daha ötesi; düşünceler bütünü var...
Öz'e inanıyorum ben. İnsanın özüne...
Şartlar, tecrübeler, yaşanmışlıklar mutlaka etkiler, değiştirir, geliştirir insanı ama bir öz vardır ya tüm kişiliklerde, işte o bence asıl olan...
Rita'da bile böyle bu. 17 yaşında, yaşlı, tüm gün uyuyor, kimseye ilişmiyor ama özündeki o hırçınlık taa derinlerde olsa dahi duruyor. Gerektiğinde çıkacak; biliyorum. Bakışından anlıyorum.
Yani bu aslında mesaj kaygılı bir post değil elbette. Ama şuna inanıyorum; insanın içindeki sular durulunca, bulanıklık geçince, köprünün altından milyonlarca metreküp su akmış olsa dahi; özünde nasılsan illa ki öyle veda edeceksin hayata...
Büründüğün kimlik; sana ait değilse aslında, zamanı geldiğinde asıp askıya sahip olduğun "öz"ün sana daha çok yakıştığını anlayabileceksin. 
Bu "çok bilmiş" görünen post aslında çok bilmişlik değil; galiba benim bakış açımdan küçük bir değerlendirme...

18 Eylül 2013

Mevzu bardak...

Bardağı yere at ve sonra ondan özür dile.
Aslında onu kırmak istemediğini ve ondan tekrar su içmek istediğini söyle.
İşe yararsa, ben buradayım...

10 Eylül 2013

Ruhun kabul etmiyor...


Dibi görmeden yukarı çıkmamanın sebebi ne ola ki?
  • merak kendini tutamıyor
  • beyin anlamıyor/algılamıyor
  • cazip gelmiyor
  • heyecan vermiyor
  • arayış bitirilemiyor
  • karanlığı görmeden, aydınlığın tadı çıkmıyor.
  • Bedeni orda fakat ruhu kabul etmiyor...
Peki bunları bile bile ne mi yapıyorum?
Sence blog?..

23 Ağustos 2013

Vın vınnn vınnnnn


Böyle böyle gaza geliyorum..
Allah sonumu hayır etsin. Amin....

22 Ağustos 2013

Follow your dream




Güne böyle başladım...
ve evet tam da böyle olmalı:

It's not over until I win.
Follow your dream...

16 Ağustos 2013

şüphe

İyiden iyiye şüphelenmeye başladım...
Bunca yıl ilaçsız yaşamaya çalışırkeeen yaş 36 ve:
Kramplar için magnezyum...
Bağışıklık sistemim için immuneks...
Enerji düşüklüğü için pharmaton...
Uçuk/zona karışımı olaylar için antibiyotik...
Kalan izleri için bilmemneli kremler...
Demir eksikliği için bilmemne...
Tahminim şudur ki 45'e geldiğimde elimde ilaç torbası ile gezeceğim. Piyuwww!!

6 Ağustos 2013

Nutkum tutuk

Nutkum tutuk.
Canım sıkkın.
Kuracak cümle bulamıyorum.
Bu ülkede büyüttüğüm çocuğuma hangi değerleri, nasıl öğreteceğim?
Özgür olmak mı, demokratik olmak mı, adil olmak mı, düşünmek mi, düşündüğünü savunmak mı, inanmak-güvenmek mi?




LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
 
Copyright 2009 mynameismelis